¿3?
Ezgi ve arkadaşları geliyorlardı. Bir anda ismimi haykıran bir ses duydum. Arkamı döndüğüm de elinde kaykaylarıyla ilkokul arkadaşlarımı gördüm. Sırıtıyorlardı. Su'ya döndüm. Ellerini iki yana açarak, "Aaaaa haberim yoktu." dedi. Anlamıştım onun yaptığını. O kadar sıkı sarıldım ki nefes alamadı.
İlkokul arkadaşlarımı çok severdim. Sevgimiz karşılıklıydı. gurupta 3 kız 3 erkektik. 3 kız 3 erkek olduğumuza bakmayı sadece 2'si sevgili. Onlarda Ahi ve Alım'dı. onlar el ele, Erkan Giray'ın arkasına saklanarak geliyordu. Ne olduğu belliydi. Alım ve Erkan çok kavga ederlerdi. Sanırım yine kavga etmişler.
En sonunda yanımıza geldiler. Selamlaşmayı yaptık. Tabii Ezgi dururmu, durması ayıp.
"Bakıyorum arkadaşlarını da kendine benzetmişsin."
Giray öne atıldı. Su onu durdurdu ve geriye doğru itti. 2 kere kafasına vurunca beraber "tamam" dediler. Herkes kenara çekildi. Sırıttım. Su "Kanka" diye bağırdı. Sanırım döveceğimi sanmıştı. Ellerimi cebime soktum. "Kızım yalan söylemeyi bırak" bakışı attım. Başladım.
"Kaçıncı kaykayın."
"Tek kaykayım"
"Ne zamandır kullanıyorsun?"
"6 aydır"
"Bakıyorum yine çok şıksın."
"Evet ne var. Ben sizin gibi bol giymem. Hem eteğim Beyman'dan. 9.255 lira (yazar burada baygınlık geçiriyor çünkü gerçek)."
"Kaykayına gözüm kaydıda, etiketi hala üzerinde. 12.50 TL yazıyor"
"Evet. Ne var çıkarmadım süsü olarak duruyor"
"Bakıyorum kaykayının kenarları çok düzgün."
"Evet. Ben diğer pis kaykaycılar gibi değilim de ondan."
Ah Ezgi... Kendi kazdığın kuyuya kendin düştün.2 arkadaşlarının da benle iletişimi vardı. Onunla arkadaş olmak istemiyorlardı. Ama Ezgi onları tehdit ediyordu. Hem ben kaymaya başladıktan sonra arkadaşları da görüp denemek istediler. Onlara bildiğim ne varsa öğrettim. Ezgi'nin bu sözü söyleyeceğini bildiğim için süs kelimesinden sonra Su'ya dönüp göz kırptım. Zaten anlamıştı.
Bir anda sınıf ayaklandı. Çünkü hepsi kaykay kayıyordu ve hepsi de bunu saklıyorlardı. Geriye doğru çekildim. Santimlerce geriye. Metrelerce geriye. Bağırıyorlardı. Elimdeki kaykayı yere atıp sürmeye başladım. Tabii Su ve diğerleri gelmeye başladı.
Kaykay sahası bomboştu. Kaykay sahası uzakta olduğu için yorulmuştuk. Erkan'la bakıştık.
"Getirdin mi?"
"Evet. Sen?"
"Sorman ayıp."
Su anlamıştı. Ben ve Erkan'ın yemek yemeyi sevdiğimizi biliyordu. Bir de yanında sürpriz vardı. Hava kararıyordu. Sandviçleri hep Erkan yapardı. Ben ise kompostoları. Bu gün için özel bir komposto yapmıştım. Şeftali kompostosu. Hepimiz bayılırdık. Buz da getirmiştim. Şanslı günümde olmalıyım ki erimemişti. Bardakları çıkardım.
Su: " Oha Afet. Tamam su bardağı falan getirirsin ama bu ne?!"
Alım: "Mutfakta yardım lazımsa geleyim mi kızlar?"
"Tamam, tamam dolduruyorum."
Bardakları doldurup buz attım. Erkan sandviçleri dağıttı. Güneş batıyordu. Kaykay parkında yüksek bir yer vardı. Çıkması imkansız gibi birşey idi. Bu iş için ip hazırladım. Kalın bir ipe 18 tane düğüm attım. Alım'ın eline ipi verip, 2 kişi ellerini birleştiriyor ardından Alım'ı fırlatıyorlar. Alım, en hafifimiz. Ve çok atletik.
Yine Alım'ı fırlattık. İpi oradaki demire bağladı. Ardından çıktık. Gün batımı harikaydı. Bir anda cebimde bir titreşim hissettim. Annem arıyordu.
"Alo anne?"
"Seni gelip alamayacağım. Diğer arkadaşlarında öyle. Su'yun annesi çantasına para koymuş. Onunla Su'lara gidiceksiniz. Bu arada paranın yanında anahtarlarda var. Evde kimse olmayacağı için anahtarla gireceksiniz. Hadi yine iyisin. 1 gece kalıcaksınız. Tamam mı?"
"Tamam. Görüşürüz."
"Bay bay"
Su bana döndü.
" Ne oldu ?"
"Annelerimiz evde olmayacakmış. Kendimiz otobüsle size gidip sizde kalacakmışız."
Erkan'a döndüm.
"Onları getirdin mi?"
"Evet. Hepsi de siyah."

Devamkeeee yazar hakkında bilgi istiyorum
YanıtlaSil